EDINBURGH
Edinburgh’un büyüleyici tarihinin tadını çıkarmak isteyen ziyaretçilerin ilk uğradıkları lokasyon, kentin yüksek caddesinde hakim olan Edinburgh Kalesi’dir. İskoç halkı, miraslarıyla şiddetle gurur duymaktadır. Kalenin tarihi, konu olduğu birçok epik hikaye ve geçmişiyle ziyaretçiler için vazgeçilmez gezi noktalarındandır.
Edinburgh Kalesi, birçok önemli yapıya ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan biri, her gün tam olarak 1:00 PM’de ateşlenen “One O’Clock Gun” (Saat Bir Topu) geleneğidir, bu gelenek 1861 yılından beri devam etmektedir. Kalenin en eski kısmı ise 12. yüzyılda yapılan St. Margaret’s Chapel (Aziz Margaret Şapeli) olup görülmesi gereken önemli bir yapıdır.
Bir diğer dikkat çekici yapı, The Great Hall (Büyük Salon), IV. James tarafından 1511 yılında inşa edilmiştir. Salonun ahşap çatısı ve olağanüstü mimarisi gerçekten göz kamaştırıcıdır. Ayrıca, Stone of Destiny (Kader Taşı), 1296 yılından itibaren İskoçya taç giyme törenlerinde ve daha sonrasında İngiltere kralları tarafından da kullanılmıştır.
Kalenin surlarından şehre bakıldığında ise muazzam bir manzara sunulmaktadır. Bu manzara, özellikle her yıl ağustos ayında düzenlenen Royal Edinburgh Military Tattoo (Kraliyet Edinburgh Askeri Töreni) için mükemmel bir zemin oluşturmaktadır.
Edinburgh Kalesi’nin tam karşısında, İskoçya’nın tarihini keşfetmek için başka bir önemli yer olan İskoçya Ulusal Müzesi bulunmaktadır. 1998 yılında açılan bu modern bina, 19. yüzyıldan kalma bir yapı ile birleşerek bugünkü halini almıştır. 2011 yılında açılan on altı yeni galeri ve sergi ile İskoçya’nın kültürel mirası hakkında derinlemesine bilgi sunmaktadır.
Ulusal Müze’nin karşısında yer alan Greyfriars Kirkyard mezarlığında, ünlü Greyfriars Bobby adlı köpeğin mezarı bulunmaktadır. Bu sadık Skye Terrier cinsi köpek, sahibinin ölümünden sonra 14 yıl boyunca mezarını korumuştur. Bobby’nin hikayesi, birçok kitap ve filmle ölümsüzleştirilmiştir ve mezarın yanında bir heykeli bulunmaktadır.





